İlk Trafik Cezası
Geçtiğimiz günlerde ilk trafik cezamı yedim. Trafik kurallarına azami şekilde uymaya gayret ederim. Bir tek hız sınırlamasına çok riayet etmem; o da zaten otoban ve otoban gibi yollarda olur. Ki bunu ben değil o anda o yoldaki tüm arabalar yapmaktadır. Eğer bu sınır altında giderseniz kaza yapma riskiniz de artacaktır. Çünkü kimseler uymaz.
Emniyet şeridini ihlal etmek gibi benim yediremediğim bir kusurdan kesildi ceza. Hani şerit de gerçekten emniyet şeridi olsa gam yemeyeceğim. Her gün sabah ve akşam TEM otobanını kullanmaktayım ve neredeyse hiç emniyet şeridine girmedim. Üstelik girenlere de afili lafları etmekteyim.
Kusuru işlediğim yere emniyet şeridi demek için bin şahit ister. Daha çok yol çizgisi gibi durmaktadır. Mahmutbey viyadüğünü geçtikten sonra sağa İSTOÇ-GÜNEŞLİ istikametine kıvrılırsınız. Sonrasında AKSARAY yönünden gelen yola girer gibi yapıp oradan İSTOÇ yan yoluna geçiş yaparsınız. Tam bu bağlantı esnasında AKSARAY yönünden gelip TEM’e bağlanan araçlar nedeniyle oluşan trafik yüzünden yola rahat bağlanamadığınız için bu emniyet şeridi bozması alanı biraz kullanmak zorundasınız. Bu yolun uzunluğu 300 metre bile yok. O yoldan zaten ayrıldığınız için kimsenin hakkına da tecavüz etmiyorsunuz.
Zaten emniyet şeridi denen çizgi kendiliğinden yol ile sıfırlanıyor bir süre sonra. Emniyet şeridi olabilecek bir yol bile değil orası. Devletimin polis memuru bu noktaya yerleşmiş ve yakaladığına ceza kesiyor. 2 geç 1 dur olayına girilmiş. İlk kez o yolda o gün trafik polisi görmüştüm o günden sonra da bir daha zaten görmedim. Anında ruhsat-ehliyet olayı ve ceza kesildi. Polis memuru arkadaş “bakın emniyet kemeri de takmışsınız ve kurallara da uyuyorsunuz üstelik” dedi ve cezayı geçirdi buna rağmen. Muhtemelen git bu noktaya yerleş ve ceza kes denildi. Maksat devlete gelir olsun değil mi? Halbuki biraz geride TEKSTİLKENT civarında yahut MAHMUTBEY KÖPRÜSÜ üzerinde arabalar vızır vızır emniyet şeridini kullanıyor ve kuralları sürekli ihlal ettiği gibi diğer sürücülerin yol haklarını da gasp ediyor. Bu noktadan çok daha yüksek gelir elde edebilecekleri gibi trafik akışını da düzenlemiş olurlar. Lakin aylardır bu noktada tek bir polis aracı görmedim. Gördüklerim de emniyet şeridinden vızır vızır geçen polis araçları oldu.
Özetle hani gerçekten hakedilen birşeyden ceza yemiş olsam gam yemeyecektim. Trafik polislerinin maksadı da trafiği düzenlemek olsa keşke! Nedense olması gereken yolda trafik polisi olmaz; olması gereken yolda EDS olmaz.
Hani devletin neresi düzgün ki burası eğri olsun.
Aralık 18, 2009 No Comments
Güvenlik şeridi ihlal eden araçların trafikten men edilmesi sağlanacaktır
Valla Vali Güler demiş: “Güvenlik şeridi ihlal eden araçların trafikten men edilmesi sağlanacaktır.” Konu sel felaketi üzerine.Sabah‘ta okudum az önce.
“Herhangi bir su baskını durumunda ilk olarak Basın Ekspres yolu trafiğe kapatılacaktır. Sürücülerimizin bu durumda TEM, sahil yolu ya da E-5′i kullanmaları gerekmektedir. TEM Otoyolu üzerinde emniyet şeritleri acil müdahale araçları içindir. Maalesef vatandaşlarımız ilk olarak o güvenlik şeridini işgal etmektedirler. Güvenlik şeridi ihlal eden araçların trafikten men edilmesi sağlanacaktır. Sevgili İstanbulluların güvenlik şeridine girenleri korna ile uyarmalarını plakalarını alıp polise bildirmelerini rica ediyorum.“
şeklinde bir açıklama. İşe gidip gelirken TEM’i kullanıyorum; özellikle sabahları ve özellikle trafiğin sıkıştığı noktalarda emniyet şeridini kullananlara sıkça rastlıyorum. Hatta bir kısmı devletin, belediyenin işine giden personeli. Eğer sahip olmuşsa siren takıyor tepesine görgüsüzler. Sanırsınız bir olaya müdahaleye gidiyor. Bu tip görgüsüz denyolar ya işine ya evine gidiyor ama devletin kendisine sağladığı olanakları ile kendini halktan üstün görüyor. Kendini de bir nane sanıyor. Trafik polisleri de birşey demiyor ya da diyemiyorlar. Memur dayanışması olmasın sakın? Ve bir de yurdumun uyanıkları. Nasıl olsa engelleyen yok. En çok dikkatimi çeken ise polis arabası gördüğü anda normal şeride geçme çabaları oluyor. Diğer arabalar yol vermeyince çok hoş görüntüler çıkıyor. Aman ha, siz de yol vermeyin; basın kornaya, “sen bir pisliksin” bakışı atın! Küfür edip kendi sinirlerinizi zıplatmayın, keyfini çıkarın. Gerim gerim gerilsinler.
Bir de merak ediyorum: Acaba bu yollara neden EDS koymazlar, yetki dışında mıdır? Olur olmaz her yere koymuşlar halbuki.
Eylül 11, 2009 No Comments
Metrobüs ve Trafik Sorunu Üzerine
2 haftadır sabah-akşam Metrobüs kullanır oldum. Öncesinde birkaç kez binmiştim sadece. Daha evvel aynı yolu gidişimi hatırlayınca kullananlara ne kadar kolaylık getirdiği tartışılmaz artık. Özellikle bir noktadan diğerine ne kadar sürede ulaşacağınızı saatli spesifikasyonla değil, dakikalık spesifikasyonlarla söyleyebiliyorsunuz.
Yarından itibaren Anadolu yakasına kadar uzayacak. İki yaka arasında otobüs kullanmak zorunda olanların çok sevindiğine şüphe yok. İnsanlara gidiş geliş sadece köprü üzerindeki trafikten bile 40 dakika kazandıracaktır.
Şu an için sistemin tam oturmadığını görebiliyoruz. Her durakta biletçi diyebileceğimiz ve vatandaş adına akbil basan görevliler var. Henüz düzenlemeler yapılmadığı için bu kişiler aynı zamanda geçişlerden birini orada durarak, birini de İstanbul’da yaşayan ama sürekli toplu taşıma aracı kullandığı halde akbil sahibi olmayan İstanbullu olamamışlar adına ücreti mukabili akbil basarken kapatıyor. Özellikle Şirinevler durağında giriş çıkışlarda hayli kuyruk oluşuyor.
Metrobüs İstanbul trafiği için bir çözüm değil kesinlikle. Zaten İstanbul trafiğinin bir çözümü de yok. Yapılabilecek en iyi şey, rahatlatma olabilir; özellikle belirli güzergahlarda rahatlatma. Metrobüs, toplu taşıma araçları kullanan insanların ulaşımını rahatlatmıştır. Zamanla yollardaki genişleme çalışmalarının bitmesiyle araç trafiği de bir nebze rahatlar sanıyorum.
Eleştirilecek çok yönü var. Fakat daha iyi bir çözüm de ufukta görünmüyor. Neden metro değil, metrobüs diyenler ise işkembeden atıyor. Herkes en iyi çözümü, en iyi şartları ister; ama İstanbul’un kendine has şartlarını da unutmamak lazım.
Metrobüste sabit hat haricinde bağlantı yolları henüz yok. İlerde bunlar da düşünülmelidir. Sonuçta insanların büyük çoğunluğu metrobüsten inip başka araçlara transfer oluyor. Yoğun hatlar için bu şekilde bir bağlantı neden yapılmasın değil mi?
Mart 1, 2009 1 Comment






























