Random header image... Refresh for more!

İstanbul’da Şehrin Üzerinde Leylek Göçü

Geçtiğimiz haftasonunda “göç” seyretmek için Sarıyer Keskin Viraj’a gitme şansım hem işlerimden ötürü yoktu, hem de ulaşım meselesinden ötürü zor geldi. Bende yolumu Eminönü-Sirkeci-Sultanahmet taraflarına düşürdüm. Hem hava güneşli, hem de rüzgar poyraza döndüğünden hiç olmazsa leylekleri göreceğimi hesapladım ve yanılmadım. Şehrin üzerinden geçiyordu leylekler. Eminönü-Sirkeci tarafında iken, kimi leylek grubunu Üsküdar’ın üstlerinde, Çamlıca’ya doğru görürken, kimisini ya Sultanahmet tarafından gelip yahut Haliç girişi yönünden gelip Eminönü, Sirkeci üzerinde, kimisini de Yeni Cami üzerlerinde ya da biraz geçince termale girdiklerinde görüyordum.
Yeni Cami üzerlerinde iken o anda bulunduğum yere ters olduğundan kaçırdığım manzara çok oldu. Bunu ise Galata Köprüsü üzerinden çekmiştim.
Yeni Cami Üzerinde Leylekler

Yeni Cami Üzerinde Leylekler

Her ne kadar çok belli olmasa da Kabataş üzerlerinde termale girmiş bir başka leylek grubu daha var. Gönül onları Galata Kulesi üzerlerinde yakalamak istedi ama o tarafa hiç meyletmediler o kadar beklememe rağmen.

Kabataş Üzerinde Termal Yapan Leylekler

Kabataş Üzerinde Termal Yapan Leylekler

Haliç Üzerinde Leylekler

Haliç Üzerinde Leylekler

İstanbul Ansiklopedisi’nde rastladığım bir madde vardı: Amedan-ı Laklakan. Der ki:

“İlkbaharda leyleklerin gelmesine İstanbul’da verilen ad. Bu göçmen kuşlar kutsal topraklardan (Arabistan) geldikleri için “mübarek” sayılırlardı. İlkin Üsküdar’a gelen leyleklerle ilgili haberler İstanbul ve Beyoğlu’nda yayılınca çoluk çocuk herkes hatta çarşı esnafı sokaklara dökülüp “hacı babaların” kendi semtlerine gelişlerini izlemeye çıkardı. Hatta bir adet de leyleklerin gelmesine yakın, baca ve çatılardaki bozulmuş yuvaların onarılıp düzeltilmesiydi. Leyleği havada görmek ise o yaz bir seyahata çıkılacağına yorumlanır ve bundan sevinç duyulurdu.”

Leylekleri şehrin üzerinde gördüğüm zaman yanımdakilerin de olabildiğince farketmesini sağlarım. Özellikle çocuklara “bak leylekler” diyerek bir iz kalmasına etkim olsun isterim. Bilsinler ki İstanbul üzerinden leylekler geçiyorlar.

Sultanahmet civarına hem lale fotoğraflamak hem de leylekleri yahut görebilirsem diğer göç edenleri arka plana Ayasofya, Sultan Ahmet Camii veya Dikilitaş’ı alarak fotoğraflamak istedim. İstediğim sonuçları pek alamasam bile fotoğraf çekebildim. Ya bulunduğum yer ters oldu, ya ters ışığa denk geldim. Leylekler aniden karşıma çıkıverdiler genelde. Hatta bilgisayarda bakınca farkettiğim bir de fotoğrafım oldu: Ben bir laleyi arka plana Ayasofya’yı alarak çekerken, arkasından leylekler geçiyormuş. Hani laleye o kadar odaklanmışım ki leylekleri o anda farketmemişim bile.

Sultan Ahmet Camii ya da Hürrem Sultan Hamamı arkasından bir anda ortaya çıkıveren leylekler çok yüksekte değildiler. Hatta zoom yaparak yakın plan çektiklerim de fena çıkmadı.

Sultan Ahmet Camii Üzerinde Leylekler

Sultan Ahmet Camii Üzerinde Leylekler

Sultan Ahmet Camii Üzerinde Leylekler

Sultan Ahmet Camii Üzerinde Leylekler

Haseki Hürrem Sultan Hamamı Üzerinde Leylekler

Haseki Hürrem Sultan Hamamı Üzerinde Leylekler

Haseki Hürrem Sultan Hamamı Üzerinde Leylekler

Haseki Hürrem Sultan Hamamı Üzerinde Leylekler

Ayasofya Üzerinde Leylekler

Ayasofya Üzerinde Leylekler

Yine gerek Sirkeci üzerinde 30 kadar yırtıcı saydım, gerekse Sultanahmet’te birkaç yırtıcıya da rastladım. Geçen seneki göç tecrübeme göre muhtemelen Kızıl Şahin diyebileceğim yırtıcıyı martılar fena halde taciz ediyorlardı. Hani, mahallenin çakalları mahalleye yeni gelen delikanlıyı rahat bırakmazlar ya, o misal. Hele bir tanesini bitkin gibiydi. Ahh şu martılar, Allah ellerine düşürmesin!

Şahin'i Taciz Eden Martılar

Şahini Taciz Eden Martılar

Nisan 6, 2009   No Comments

Martıların Pozları

Martıların bol zamanı. Hele hele soğuk havalarda martılar sabit durdukları yerlerde daha güzel pozlar verebiliyorlar. Yanyana dizilmiş onlarca martıyı çekebiliyorsunuz. Evvela geçen seneden bir örnek:

Ve bugünlerden arka planda Yeni Cami olan martılı fotoğraflar. Martı dediysek sadece kelleleri :)

Aralık 25, 2008   No Comments