Helal Olsun Erdoğan’a!
Kavga gürültü fena halde kopacak. Özellikle muhalif kesimin safı şimdiden belli. Diplomatik hataydı, şuydu buydu, yandık öldük demeler başlayacak.
Ne diplomatik hatası kardeşim? Adam doğrusunu yaptı ve ortada bir insanlık suçu olduğunu açık açık bağırdı. Meselenin HAMAS-İsrail meselesi olmadığını, sivil insanların öldüğünün üstüne bastı durdu. Üslubu diplomatik olamaz böyle birşeyi açıklarken; ama üslubu kabadayı edasındaydı, siz yerine sen kullanıyor başbakan. Bu doğru. Buna karşılık Perez, Hüsnü Mübarek‘in desteğinden filan bahsetti, siz bazı şeyleri bilmiyorsunuz dedi. Neyi bileceksin? Düşmanımın düşmanı dostumdur dostluğu var Mısır-İsrail arasında.
TV’de bir İsrail gazetesinden bağlanan kişi İsrailliler artık Türkiye’ye gitmez diyor. Türkiye radikalleşiyormuş falan filan. Hadi canım sende? İsrail halkı bu zulümü ne zaman onayladı? İsrail’deki gösteriler nedir? Devlet başka halk başkadır. HAMAS kötüdür, yanlıştır, teröristtir bu başka bir durum ve tartışma konusudur; ama sivil halkı iyice kıstırmak, öldürmek başkadır. Filistinliler ne kadar kötü olursa olsun bu insanlık suçudur. Buna sessiz kalmak da bu suça ortak olmaktır.
İşin özeti bir başbakanımız çok mühim bir toplantıda başı gayet dik durdu; bu takdire şayandır; ama sonunda benim için Davos bitmiştir diyerek abarttı, diplomatik hata burasıdır sanırım.
Ayrıca İsrail ve Türkiye iki ciddi müttefiktir, bu şekilde bozulmaz ilişkiler ama tüm Batı’nın yapamadığını başbakan Erdoğan yapmıştır. Tüm dünyaya haykırmıştır. Helal!
Ocak 30, 2009 4 Comments
Filistin
Filistin meselesi ile ilgili, İsrail ile aralarındaki mesele konusunda herkes kadar, medyadan öğrendiklerimin dışında pek bilgim olmadığını baştan söyleyebilirim. Hamasçılar kimlerdir çok bilmem bile.
Evet İsrail işgalci. İsrail için Filistin ya da Filistinlilerin hiçbir değeri de yok. Amerikalılar için Iraklıların hiçbir değeri olmadığı gibi. İşkence görüntüleri hafızamızda halen. İntifada görüntüleri de hafızamızda. Abluka altında bir Filistin, abluka altında Filistinliler.
İsrail’in orantısız bir gücü var. Filistinliler de, HAMAS’da bunun farkındadır. Ama nedir bu kaşıntıları? Bu nasıl bir mücadele yöntemidir? Sen roketle saldır İsrail’e, neyi ispat ediyorsun? Ver çocukların eline silahları, bombaları saldırt. Karşında dünyanın silah sanayisine yön veren bir devlet var. Ve zaten seni katletmekten zevk duyan bir devlet, bunu bir görev aşkıyla yapan bir devlet. Ve karşısında adına kurtuluş mücadelesi dedikleri, islam adına savaştıklarını söyleyen çeşitli örgütler arkasında bir Filistin. Yani sanki gücünün hayli farkında olan İsrail’in yok etme sevdasına karşı bir kabadayılık edası. Etin ne, budun ne? Derdin gerçekten bağımsız bir devlet mi, yoksa ihtiraslar mı? İsrail tamam suçlu, kınıyoruz. Lanetliyoruz. Ama Filistin’in mücadele yöntemi de gerçekten doğru mu? Aslında ana mücadeleleri İsrail’le mi yoksa kendi içlerinde mi ben anlayamadım henüz.
Bizim tarihimizde hiç var mıdır acaba: çocukların eline silahı verip hadi git 2 düşman öldür, bizim intikamımızı al, biz arkandayız söylemleriyle bir çocuğu faydası olmayan bir şekilde ölüme göndermek? Filmlerde kan davaları sahnelerinde vardı belki ama ya savaşımızda, istiklal mücadelemizde?
Aralık 30, 2008 No Comments





























