İki görüş: Ergenekon “düzmecedir”, “Ergenekon kirli ilişkilerin tasfiyesidir”
İşin aslı bir kesim halen Ergenekon operasyonunun bir “düzmece”den ibaret olduğunu iddia ediyor ve bu yönde bir muhalefet geliştirip, çevre oluşturuyor olsa da ben halen aksini düşünüyorum. İlhan Selçuk bu yönde bir yazı yazmış. Buna karşılık Neşe Düzel’in Taraf’ta Mahmut Övür ile yaptığı bir röportaj var.
Bir gladyonun çözülüşü mü olacak, başka birşey mi olacak bilmiyoruz. Henüz sonuçları ortaya çıkmamış bir soruşturma sürüyor ama her ne kadar İlhan Selçuk’un iddiası gibi kendilerine “laik muhalefeti ve askeri tasfiye etmek yolunda bir araç..” izlenimi verse bile; sonuçlarından en çok faydalanacak yine gerçek cumhuriyetçiler olacaktır. Bu bir cumhuriyetle, laikle hesaplaşma kavgası değildir. Temiz toplum için önce temiz bir devlet gerektir. AKP ise yine benzer mantıkla davaya sarılmış olsa ve belki kaymağını yiyecek gibi görünse de, öyle olmayacaktır. Sıradan vatandaşın derdi değildir Ergenokon. Bu toplum balık hafızalıdır. İcraatlere bakar.
Ocak 12, 2009 No Comments
Dalga Dalga Ergenekon
Ergenekon soruşturması oldukça ilginç, ilginç olduğu kadar da karmaşık bir yumak!
Böyle bir çete ya da terör örgütü var mıdır, yok mudur bilemiyoruz. Ama yakın tarihimizdeki faili meçhullerden tutun, gerçekleşen olaylara bakınca arkasında etkili bir güç olduğunu düşündürüyor. Bu güç bu devletin devamlılığını sağlamak için yine devletin gizli bir örgütlenmesi de olabilir, yani yoldan çıkmışı. Devletin gerçek sahiplerini olduklarını iddia edenlerin, sahipliklerinin devamını sağlama alma (bir çeşit cukkayı sağlama alma) çabası sonucu oluşan bir örgütlenme de olabilir.
Gerçekleşen gözaltılara, medyaya yansıyan haberlere, insanların bu davaya taraflarındaki fanatikliğine bakınca şaşırtıcı bir durum ortaya çıkıyor. Gözaltına alınanların devlet içinde zamanında mühim bir görevde olmaları, etkili ve yetkili olmuş olmaları gayet doğal bir durumdur. Sokaktaki vatandaş olsa olsa tetikçi olabilir. Gazeteci, hukuk, asker ya da polis kökenli, ilişkileri kuvvetli, genelde tepe noktalara gelmiş insanlardan oluşuyor. Bu her ne kadar normal bir durum olsa da, bu davayı hafif ve siyasi göstermek isteyenler “bu adam vatanını sevdiği için gözaltına alındı” ile başlayıp, “laik demokratik hukuk” üçlemesini peşinden muhakkak sıralıyorlar. İtalya’daki gladyo bakkal amcalardan mı oluşuyordu? Elbette gözönünde olan, hiç aklımıza bile gelmeyecek insanların olması da olağan olmalı. Kendilerini afişe edecek değiller. Gizli örgütten bahsediliyor.
Tabi böyle bir örgütlenme olduğu varsayımından hareket ediyoruz. Yoksa halen somut açıklamaları duymuş değiliz.
Ana muhalefet partisi liderinin ve devlet bürokrasisinden beslenen, bu kültürü iyice içselleştirmiş olanlar (müesses nizam dedikleri ve taraftarları) bu davanın saçmalığını, siyasi olduğunu öne çıkarıyor. Karşı safta yer alanlar ise davanın ciddiyetinden dem vuruyor. Bu davayı yürüten de, diğer başka davaları yürüten de yine Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk sistemi, savcıları, yargıçları değil mi? Eğer bu insanlar bir hata yapıyor ve hukuksuz davranıyorsa diğer davalar da aynı derecede hukuksuz diyemez miyiz? Yoksa benimle paralel düşünen savcı mı sadece benim savcımdır. Sonuçta yasaların tanıdığı sınırlar içinde hareket edilmiyor mu?
Diğer yandan bugün ergenekon soruşturmasında karşıt tarafta olup, hukuksuz bulanlar ile taraf olup hukuka saygı bekleyenler; mesela kapatma davalarında, 367 kararlarında da tersine davranıyor olmaları iki tarafı da aynı noktada buluşturmuyor mu? Devlet aynı devlet, yasalar aynı yasa, yaklaşımlar aynı yaklaşımlar değil mi? Özetle evrensel hukuku 2 tarafın da içselleştiremediklerini söylerken haksızlık eder miyiz? Yoksa hukuk sistemimiz bu kadar rahat hukuksuzluğa evrilebiliyor mu? Yani evrensel standartlarda olmamasının sonucu bugün bana yarın sana durumu mu yaratıyor?
Geçmişte bir Susurluk davası yaşandı. Tepkiler konuldu ve en sonunda herkes şikayetçi idi: Devlet davanın üzerine gitmedi, üzeri örtüldü. Bugün ise ergenekon soruşturmasının üzerine gidilmemesi gibi bir talep var.
Haberlerden Genelkurmay’ın da bu davayı sonuçlandırma konusunda bir destek verdiği gibi bir izlenim ediniyorum. Yoksa ülkenin en sağlam ve etkili kurumu bir şekilde hiç kimseye farkettirmeden el koymaz mıydı olaya? Ben halen o kadar güçlü ve etkili olduklarını düşünüyorum.
Bu isimler gerçekten “Cumhuriyet’e sahip çıktıkları” için mi gözaltına alınıyorlar? Bu çok inandırıcı değil, bir taraftar toplama kaygısı, soruşturmayı ucuzlatma kaygısıdır. Zaten ne olsa Cumhuriyet elden gidiyor diye diye ülkenin ilerlemesi önünde hayli engel teşkil ettiler. Ama hükümete muhalif oldukları, hükümetin gizli ajandası olduğuna dönük iddiaları bulunan kişilerin çokluğu dikkat çekiyor. O nedenle de dava şüpheli bir hale geliyor. Soruşturma ile ilgili bir bilgiye sahip olmayışımız iki nedene bağlı olabilir. Biri, örgütlenmenin tüm ayaklarını, karman çorman olmuş yumaktaki tüm ipuçlarını bulup ipleri ayırma gayreti diğeri ise maksat süre uzatmak, memlekette gündemi gerektiğinde meşgul edecek birşeyler olsun. Bana ilki mantıklı geliyor ama göreceğiz.
Basında “dalga” diyorlar gözaltılara. Muhtemelen daha çookk dalga göreceğiz.
Valla sorularımın bolluğundan görüldüğü gibi benim kafamda hayli karışık. Valla yoruldum da bu yazıyı karalarken. Birileri depişiyor altta kalan bizler eziliyoruz diye düşünmeye başladım. ![]()
Ocak 8, 2009 1 Comment





























