Random header image... Refresh for more!

CHP Neden İktidar Olamaz!

Kimileri Baykal’ın iktidarı istemediğini söylüyor. Niye istemesin canım? Adam olamayacağını biliyor. Taşların nasıl yerleştiğinin hesabını yapabiliyor. Dünün kurt politikacısı. “Baykal giderse iktidar yolu açılır” diyorlar. Yerine kimi koyarsanız koyun değişmez. Hatta tam tersi bile olabilir.

Haa gelecek seçimlerde koalisyon içinde ortak olabilir. Pratik olarak CHP, AKP’nin ya da benzer nitelikte geçmişte olmuş (ANAP gibi) ve olacak bir kitle partisinin alternatifi değildir. 6,5 yıldır iktidarda olan, ekonomik krizle boğuşan, söylentilerin ayyuka çıktığı bir dönemde bile AKP en yüksek oyu alabiliyor. CHP ise bir rüzgardan faydalandı ve yerel seçimlerde ancak bu kadar uçabildi. CHP yahut MHP kitle partisi değiller. CHP en kritik dönemde bile kemik oyunu birkaç puan yukarı çekebilir; MHP ise konjünktüre göre yüksek oranda arttırabilir. Ama % 30′ları bulamazlar. AKP’nin ikamesi yine AKP benzerinde bir başka parti olabilir sadece, o da AKP hepten çökmeye başlayınca ya da çöktükten epey sonra ortaya çıkar. CHP bu kitleye hoş görünmek isterse ki -sabıkası çok onların gözünde- evdeki bulgurdan olur. Çarşaf açılımındaki iç tepkileri hatırlayın.

Sosyo-ekonomik yapı da öyle birkaç senede değişmeyeceğine göre… Hatta değiştiği yön de CHP’nin genel anlayışının tersine olduğuna göre.. CHP’nin de kemikleşmiş anlayışı değiştiremeyeceği ortada olduğuna göre… İktidar hayalden öteye gitmez.

Mart 31, 2009   No Comments

CHP Açılımları

CHP‘nin kara çarşafla başlayan açılımı, kuran kursları ile devam ederken ben en sonunda türban ile ilgili bir açılım bekliyorum. Bu memleketimin en aptal ve en çok teslim olduğu, abartılmış sorunu çözse çözse CHP çözer. Bunun izini kısmen Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’u alırsa türbanlılar çalışmaya devam edecek sözünde görebilir miyiz bilemiyorum. Adı henüz konulmamış bir yarı açılım mıdır acep?

Fakat medyadan gördüğüm kadarıyla bu kuran kursu açılımını biraz ellerini yüzlerine bulaştırdılar. Doğrudur ya da yanlıştır, malumunuz belediyelerin açtığı adına semt konağı, mahalle evi gibi isimler verdiği mekanlar var. Açıkcası hiçbirine gidip görmedim ama konuşulanlardan anladığım kadarıyla buralarda eğitim çalışması da var. Talepler doğrultusunda kurslar açılıyor. Kuran kursları ise müftülük yani diyanet tarafından açılıp, organize ediliyor. Vatandaş kuran öğrenmek isteyebilir, aynen okuma yazma öğrenmek gibi bir taleptir bu. Özellikle yaş ilerledikçe insanların yakın çevresinde ölümler de artmaya başladıkça, insanımız, bu ölümlerin yarattığı duyguların etkisiyle ölmüşlerinin ardından bir yasin okumak isteyebiliyor. Ama bunu kendisi yapmak istiyor. Yahut hiç dindar olmasa bile öğrenmek isteyebilir. Sebebi hiç önemli değil. Bunu kimseler sorgulayamaz.

İmdi, okumayı öğrenmek için de kuran kursuna ya da camiye de gitmek istemiyor. Belki tırsıyor, belki oranın kurallarına, düzenine ayak uyduramayacağından yahut kursa kabul edilmeyeceği için gidemiyor. Ama bu öğrenme isteği var. Belediyeden bekliyor. Yasal olarak da bir sorun yoksa belediyenin de bu hizmeti vermesi gayet doğal bir durumdur.

Gördüğüm kadarıyla genelde CHP, özelde Sefa Sirmen bu açılımı anlatmayı beceremedi. Hele hele tartışmada karşılarına yine kendi temel kitlesinin en temelini oluşturan katı ve yobazlıkta sınır tanımayan kişiler çıkınca fazla kem küm ettiler. Halbuki olay çok nettir.

Şubat 11, 2009   No Comments

Baykal’ın Siyasi İstismarı

Gündemden düştü düşecek bir konu; ara ara ısıtılıp gündemde tutuluyor: Deniz Baykal, çarşaflı hanımlara parti rozeti taktı, partiye üye yaptı. İstanbul’da yeni kurulan bir ilçenin belediye başkan adayı ve ailesi mutaassıp, dindar ve bugüne kadar parti tarafından “tu kaka” edilen kesimdendi ve partiye katıldı. Bir taraftan bakınca CHP değişiyor mu, dönüşüyor mu şeklinde düşünülse de bu açık açık siyasi istismardır. Partinin duruşu ile, bugüne kadar yaptıkları, açıklamaları ile terstir. Bu kişiyi aday göstermezse biliyor ki CHP oradan pek oy alamayacaktı. Zaten parti içi muhalefet de sesini yükseltti bu konuda.

İlerde bu konu partinin epeyce başını ağrıtacaktır. Ama ben memleket için hayırlı olacağını düşünüyorum. İki yüzlü siyaset için güzel bir örnek aynı zamanda. İnşallah çarşaflı bir parti üyesi daha üst noktalara  gelmek için de bir mücadele eder. Hani işinize gelince çarşaflı da bizim insanımız, işinize gelmeyince vay adi şeriatçılar. Yesin sizi tavşanlar. :)

Kasım 22, 2008   No Comments