Haliç’te Yapılan Dünya Offshore Şampiyonası’ndan
Dün işte olduğum için gidememiştim ama bugünkü turları kaçırmadım. Gerçi pek ilgi de yoktu aslında. Haliç’te yapılan Red Bull Air Race yarışlarında iğne atsan yere düşmezdi halbuki. Bu ise tanıtımla ilgili olmalı. Açıkcası program nedir diye interneti talan ettim ama tek tük siteler yer vermiş. Yarışın detayları hakkında da pek bilgi bulunmuyor. Sitelerin büyük çoğunluğu bir gazetedeki haberi kopyalamışlar sadece. Yani PAZARLAMA, REKLAM mühim konu. En iyisini de yapsanız reklamını -elbette doğru biçimde- yapmazsanız ilgi görmüyor.
Fener iskelesi civarından seyrettim. Çevremde birkaç fotoğrafçı görebildim. Biri sanırım gazeteci olmalıydı ki sağlamından 2 makine ve lensler ile gelmişti.
En iyi fotoğrafları iskeleden alacağımı düşünerek girmek istedim. İlkinde başarılı olamadım. İkincide kapı açıktı girdim ama görevli hemen gelip çıkarmak istedi. Ama başkaları da var dediğimde onlar kamu görevlisi dedi. Kamu görevlisi dediği polislerdi, bir de temizlik görevlisi vardı. Yasak ise onlara da yasak olmalıydı çünkü görevli olarak bulunmuyorlardı. Ee ben kimim? Hani “uleyn benim vergilerimle maaş alıyorsunuz” gibi bir basitlik elbette düşünmedim. Ama bu memleketin “yaşasın eşitsizlik” durumlarının normalliğini bilen biri olarak üzerine düşmedim. Gereksiz bir sinir harbinden öteye gitmez.
Haliç sahilini halk! basmıştı.
Mangal olmazsa olmaz. Kimisi tutuşturmaya çalışıyor, kimisi püffletiyor, kimisi mangal üzerindeki kanatları pişiriyordu. Hani ortam bir dumanlı idi. Sağda solda uzanan insanlar, aile içi piknikte olanlar için yarış pek de önemli değildi.
İyi fotoğrafta arka planın da iyi olması gerekiyor. Arkada tersane bölgesi, yukarıda bir zamanların istila edilmiş vakıf arazilerine dikilmiş evler, apartman bozmaları derken pek keyifli bir fotoğraf çekimi olmadı benim açımdan.
Daha fazlası BURADA

































