İstanbul ve Laleler
İstanbul’da lale dikimi başladığını görüyorum. Kaç lale dikilecek ne kadar para harcanacak bu konuda henüz bir kaynağa rastlamadım. Ama o bildik tartışmalar yeniden başlayacak. Bir haftalık, 15 günlük ömrü olan laleye bu kadar para harcanır mı şeklinde başlayıp; harcanan parayı onlarca kat abartarak mailingler yapılacak. Geçtiğimiz sene böyle dolanan bir mail vardı, “2007 yılında 157.7 milyon YTL harcanmış” şeklinde neredeyse 70 katlık bir abartma idi. Tabi peşinden bu parayla neler yapılabilirdi şeklinde daha önceden rakamlarla kafası bulandırılmış ve inanmaya hazır hale gelmiş okuyucuyu iyice şaşırtma zamanı idi. Mesela, “Tanesi 1,5 milyon YTL’den, her biri 16 derslikli 553 ilköğretim okulu” ile başlayıp gidiyordu. İnananlar elbette vardı. Aslında karşı oldukları lale değildi, laleyi diken yönetimdi.
Birinci kesim laleye karşı duruşlarında sürdükleri argümanlar konusunda oldukça zayıf. Hatta aptalca. Karşı oldukları şeyi karıştırıyorlar. Ömrü kısa diye lale dikilemez mi yani? Sevgilinize, eşinize, annenize neden çiçek alıyorsunuz? Ömrü kaç gün? Bu kadar aç varken, altyapıda sorunlar varken neden tiyatro yapıyorsunuz, konserlere o kadar para döküyorsunuz? O paralarla okul yapsanız ya! Bilmem nerede yollar çamurlu iken ne diye bazı yerlere metro yatırımı yapıyorsunuz? Önce her yeri bi eşitleyine kadar gider bunlar.
İkinci kesim karşı duranlar ise lale dikimine karşı olmayan, hatta buna sevinen ama lale dikimlerinde, peyzaj konusunda, festivalin düzeni konusunda hassas davrananlardır. Ben de böyle düşünüyorum.
Evet lale dikimi olmalı. Bahar ayında İstanbul’a ayrı bir keyif veriyor. Ama bu lale dikimini abartıp her görülen boşluğa lale dikme sevdasını anlayamıyorum. İnsanların gözüne her yerde lale sokulması keyfin tadını kaçırıyor. Otoban kenarlarına, refüjlere, her türlü parka lale dikmenin, olayı görsel bir ziyafetten çıkarıp, görmemişin zengin oğlu havasına çekmenin anlamı nedir? Hadi ilk seneler bir heyecandı, tecrübesizlikti derken oldu; ama bu halen sürüyorsa işin tadı kaçıyor. Arkasında yukarıdaki gibi abartı olmasa da bir rant dağıtımı, paylaşımı mı var sorusu geliyor?
Üçüncü kesim ise her ne olursa olsun savunanlar ki, bunlar ya bu ranttan beslenenler yahut belediyeyi her şartta savunanlardır ki ciddiye alınacak tarafları yok.
Bu ülkenin, bu şehrin peyzaj mimarları var. Belirlenen yerlere, insanlara göz ziyafetini de yapacak mekanlara, parklara, korulara, saray bahçelerine, yaya gezi bölgelerine vs. dikilir. Bunlar dikilirken de peyzaj disiplininden faydalanılır. Sonuç gerçek manada bir lale şenliği, festivali olur. İstanbul’a yakışan da budur. Hem bizler de daha güzel lale fotoğrafı çekeriz canım. ![]()
Ocak 26, 2009 No Comments






























