Random header image... Refresh for more!

Kardeşimsin Alexis

Alexis geçtiğimiz sene sonlarında Yunanistan’daki gençlerin isyanını başlamasına neden olan delikanlı. 6 Aralık 2008 günü polis tabancasından çıkan kurşunla öldü, 15 yaşındaydı. Tam adı Alexandros Grigoropoulos ya da Yunanca Αλέξανδρος Γρηγορόπουλος.

Kardeşimsin Alexis

Kardeşimsin Alexis

Bizim gençlerimize sıçramadı bu gösteriler, belki birlik olamadılar, isyanda birleşmeyi unutmuşlardı belkide; ama duvarlara “Kardeşimsin Alexis” şeklinde yazdılar. Bir adımdır.

Ocak 20, 2009   No Comments

E-Posta, Mesaj Kirlilikleri ve Spam İletiler

İletişim aracı olarak e-posta kullananların acaba ne kadar zamanı e-posta kirlilikleri ve spam iletileri okumak yahut temizlemekle geçiyordur? Ben genelde okumayıp silmeyi tercih ediyorum ama yine de bazen okuyarak silmek durumunda da kalabiliyorum. Okumak dediğim göz gezdirme. Bazen arkadaş çevrenizden bazen ise üye olduğunuz gruplardan. Bir de “subject” içermeyen e-postalar var ki, başında FW varsa direkt uçuyor, yoksa mecburen bir bakmak durumunda kalıyorum.

Bunlar ise birkaç türlüdür:

- Kişi beğendiği bir yazıyı ya da sunum dosyasını, resim, karikatür gibi şeyleri göndermiştir. Hatta beğenip beğenmeme sözkonusu değildir, sadece kendisine gelmiştir; o forward etmekle yükümlüdür.

Bunu ciddi alışkanlık haline getirenlerle sıkıntım var ve çok zaman bizzat bana gönderme derim. Çünkü bir süre sonra otomatik olarak o kişiden gelen her şeyi silmeye başlıyorum. Tabi gerçekten görmem gerekenler de kaçmaya başlıyor. Bunu alınganlık haline getirip “tamam hıhh!” diyenler olduğu gibi; “ama herkese gönderiyorum, seni nasıl ayıklayayım sen gelince silersin” diyenler bile oldu. Facebook’ta durum daha kolay, arkadaş listemden çıkarıyorum. Evet listemden çıkardığım arkadaşlar, tek sebep her bulduğunuzu bana da göndermeniz, durmaksızın “ay nolur şunu sende yap” ,“senin duvarına şeettim” , “şu gruba, şu aktiviteye gelsene” tarzı mesajlarınızdır. :)

- Cevap verilirken geneli ilgilendirmemesine rağmen herkese gittiği için size de gelmiştir. Bazen bu özel bir mesaj olabildiği gibi bazen “evet/hayır/teşekkür ederim” kısa cevaplardır. Bazen bir gezi vardır ve herkes sırayla ben de geliyorum der ve bir sürü mesaj olur; Hadi o neyse de gelmeyenler tek tek ben gelemiyorum diye yazmaz mı?

Spam iletiler zaten malumdur. Bu konuda spam nedir, özelikleri nedir gibi konular için Mehmet Hamurkaroğlu’nun blog sayfasındaki yazının okunmasını salık veririm. Gmail sayesinde çok şikayetçi sayılmam. Göndereni ve e-postayı açmadan spam olarak tanımlayabiliyorum orada. Ama kendi arkadaş çevrem ya da üye olduğum gruptan gelince bu işaretlemeyi yapamayıp mecburen siliyorum. “Noluuuur bütün arkadaşlarına gönder, gönderirsen sana sayısal lotodan 6 çıkacak, göndermezsen yine 6 çıkacak ama kuponu kaybedeceksin” tarzı saçmalıklardan tutun, kişilerin vicdanına seslenen her türlü mesajları okumadan siliyorum. Bu tezgahı hazırlayanlar maşallah ülkemin internet kullanıcı seviyesini de iyi biliyorlar.

Amma tüm tedbirlere, yöntemlerime rağmen muhtemelen lüzumsuz iletileri okumak ya da silmekle geçirdiğim zaman, doğru iletilerden az değildir.

Ocak 20, 2009   1 Comment