Türkiye’nin Ruhu: Cemil Meriç
Cemil Meriç ile tanışmam 1993 yılında idi sanırım. Kazara hakkında yazılmış bir kitapla başladı her şey. Ondan sonra diğer kitaplarını okumaya giriştim. Okudum diyemiyorum çünkü pek çoğunu kavrayamadım. Okuma referanslarım öyle yetersiz kaldıki. Bu Ülke balyoz misali vurdu önce. Defalarca okudum, defalarca sayfalarında gezindim. Aldıklarım içinde en çok eskiyen kitap o oldu. Yıprandı, yıprandı. Cemil Meriç ile ilgili faaliyetleri de olabildiğince takip etmeye gayret ediyorum. Bir tek Dücane Cündioğlu’nun kitaplarını henüz okumadım. Bir ara kitapçılarda bulamamıştım ve öylece kaldı. Ama elbet okuyacağım.
Bu akşam Cemal Reşit Rey’de Türkiye’nin Ruhu belgeselinin galasına gittim. Kalabalık olması sevindirici ama bu kalabalıkta muhafazakar kesimin baskın görüntüsü üzücü aslında. Daha geniş kitleleri gözler arıyor. Bunun sebeplerine değinmek istemiyorum.
Dücane Cündioğlu’nun danışmanlığında Şafak Bakkalbaşıoğlu’nun yönetmenliğindeki belgeselin konsept ve senaryosu Metin Tavukçuoğlu’na ait, Cüneyt Türel ve Ahmet Mümtaz Taylan seslendirmiş, Erdal Beşikçioğlu da muamma anlatıcısı olarak yer almış. Özellikle bu muamma anlatımları ve çekimleri belgesele bambaşka bir hava vermiş ve hayli başarılı gerçekleştirilmiş.
Belgeselin başlamasından önce kızı Ümit Meriç Yazan güzel bir konuşma yaptı, baba Cemil Meriç’i görüyorum konuşmalarında; bundan doğal ne olabilirdiki? Peşinden Dücane Cündioğlu kısa ama öz bir konuşma ile tamamladı ve belgeselin seyrine geçildi.
Seyrederken kendi okuma günlerime döndüm ve kendimi Bu Ülke’ye atmak istedim, Jurnal’de kaybolmak istedim. Pek anlamadan okuduğum Bir Dünyanın Eşiğinde’yi yine anlamadan okumak, Kırk Ambar’ın koridorlarında yine yeniden yolumu şaşırmak arzusuyla doldum.
Emeği geçenlerin ellerine sağlık. Umuyorum bu belgesel Cemil Meriç üzerine daha fazla araştırmaların yapılmasına, tezlerin yazılmasına da vesile olur.
Belgesel 26 Aralık’ta saat 21:10′da TRT2‘de gösterilecek.































Yorum yok
Sen döktürmek ister misin?
Yorum yapın