Random header image... Refresh for more!

Çocuklar Nasıl Resim Yaparlar?

Üstün resim yeteneği olan çocuklardan bahsetmiyoruz tabi. Gerçi ilk başlarda onlar da pek farklı değildir herhalde. Bir çocuk resim yaptığında genel olarak kendi çevresinden ya da yanındaki diğer çocuğun resminden etkilenir. Ben de öyleydim. Çocuklar resim yaparken pek düşünmezler, derinlik, boyut hesaba katmazlar. Önce evi yaparsa, penceresini koyarsa, eğer pencereye konacak kuşu ekleyecekse kuş ile pencere boyutunu pek hesaplamaz. Kocaman bir kuşu konduruverir pencereye. Zaten pencere de evin boyutuna göre ya çok büyüktür yahut çok küçüktür.

Genel olarak çocuk resimlerinde tek katlı bir ev vardır. Bu evin ya ortasında tek bir pencere ya da tam sağında ve tam solunda iki pencere vardır. Pencerenin camları bir + ile dörde bölünür. Bazısı bir perde ekler. Evin dışından evdeki kimi objeler görünebilir. Ortada bir lamba, kenarda bir soba ve borusuna rastlayabilirsiniz. Aslında şimdiki veletlerin sobayı pek bilmediğini varsayarsak bugünlerde pek koymuyorlardır sanırım. Evin yanında muhakkak bir ağaç olur. Çiçekler serpiştirilir sağa sola. Oynayan çocuklar ise genel olarak ev ve ağaçlarla yakın boylarda çizilir. Kol ve bacakları çoğunlukla dümdüz olur. Kız çocuklarının eteklerinden aşağıda iki bacak uzantısı görebilirsiniz; dümdüz iniverirler. Ve ayak iliştiriliverilir muhakkak bu bacakların uç kısmına. El parmaklarının 5 tane olmasına muhakkak özen gösterilir, hepsi görünmeli resimde. El yatkın ise birkaç hayvan yerleştirilir. Hangi hayvanı çizdiğini ilk başta anlamanız güç olabilir, geçmişinize dönüp çizdiklerinizi hatırlamanız gerekebilir.  Evin kapısı ve hatta pencereleri muhakkak olur, kapının tutma kolu ise asla ihmal edilmez. Uzaklarda kuşlar, dağlar, bulutlar ve köşede bir yerde muhakkak güneş yer alır yuvarlağın çevresinden çıkan çizgileriyle. Gece olduğunu belirtmek için ise yıldızlar çizilir bolca. Aydede ise unutulmaz hilal haliyle.

Çizerken farklı renkleri kullanmaya özen gösterirler. Ağacı her renkte görebilirsiniz eğer bir büyük karışıp onu niye mavi çizdin demezse.

Hep  böyle resimler yaptık, aslında kendi yaptıklarımı hatırladım, kardeşlerimin, yeğenlerimin, arkadaşlarımın çocuklarının resimlerini hatırladım hep; çocuklar yine hep böyle resimler yapıyorlar. Gülüyoruz çocuk resimlerine, komiklikten değil; kendimizin de aynı şeyleri yaptığını bizlere hatırlattığı için aslında. Gülüp anıyoruz kendi çocukluğumuzu.

Bu yazı ilk olarak 14/12/2005 tarihinde blogcu’da yayınlandı. Buraya biraz güncelleştirerek aktarıyorum.

Aralık 18, 2008   No Comments

Mimar Sinan Eserleri - Mescitler

Mimar Sinan

Mimar Sinan

Mimar Sinan’ın yaptığı mescitlerin tamamı İstanbul’dadır. Tuhfetü’l Mi’mârin adlı esere göre 1 tanesi Suriye Halep Yolu üzerinde, Payas’ta bulunmaktadır. Kaynak olarak kullandığım eserin içinde yer alan latin alfabeli Tezkiretü’l Bünyan, Tezkiretü’l Ebniye ve Tuhfetü’l Mi’mârin eserlerine göre 54′ü İstanbul’da olmak üzere 55 mescit vardır.

Fener - Abdi Subaşı (Kuburbeli) Mescidi
Kasımpaşa - Ahmet Çelebi (Kırmızı Minare) Mescidi
Eyüp - Arpacıbaşı Mescidi
Karagümrük - Avcıbaşı Mescidi
Samatya - Bayram Çelebi (Yokuşbaşı) Mescidi
Silivrikapı - Çavuş Mescidi
Topkapı - Çivi-zade (Şeyhülislam) Mescidi
Davutpaşa - Çivi-zade Kızı Mescidi
Topkapı - Defter Emini İlyaszade Mescidi
Yenibahçe - Defterdar Mahmut Çelebi Mescidi
Çarşamba - Defterdar Şerifezade Mescidi
Eyüp - Dökmecibaşı (Düğmecibaşı) Mescidi
Kocamustafapaşa - Duhâni-zade Mescidi
Karagümrük - Emir Ali (Çelebi) Mescidi
Sarıgüzel - Hacı İlyas Mescidi
Üsküdar - Hacı Paşa Mescidi
İsakapısı - Hadım İbrahim Paşa Mescidi
Yenibahçe - Hafız Mustafa (Çelebi) Mescidi
Halıcıoğlu - Hekim Kaysunizade Mescidi
Ayasofya - Hersek (Terziler Kârhanesi) Mescidi
Fatih - Hocagizade (Hacegizade) Mescidi
Yavuz Selim - Hüseyin Çelebi Mescidi
Kumkapı - İbrahim Paşa Zevcesi (Muhsine Hatun) Mescidi
Fatih - Kadızade (Çırçır) Mescidi
Eyüp - Karcı Süleyman (Subaşı) Mescidi
Sarıgüzel - Kasap Hacı İvaz Mescidi
? - Kaysunizade Mescidi
Çakmakçılar - Kemhâcılar Kârhanesi Mescidi
Davutpaşa - Kırımizade Mescidi
Çakmakçılar - Kuyumcular Kârhanesi Mescidi
Kumkapı - Kürkçübaşı Mescidi
Yenibahçe - Mimar Sinan Mescidi
Zeyrek - Müftü (Şeyhülislam) Hamit Efendi Mescidi
Kasımpaşa - Pazarbaşı Memi Kethüda Mescidi
Yenibahçe - Rüstem Paşa Mescidi
Samatya - Rüznameci Abdi Çelebi Mescidi
Hasköy - Saraçhane Mescidi
Edirnekapı - Saray Ağası (Davut Ağa) Mescidi
Sarıgüzel - Sarı Hacı Nasuh Mescidi
Topkapı - Sarrafbaşı Mescidi
Yenibahçe - Simkeşbaşı Mescidi
Yenibahçe - Sinan Paşa Mescidi
Büyükçekmece - Sokollu Mehmet Paşa Mescidi
Suriye - Payas - Sokollu Mehmet Paşa Mescidi
Tophane - Süheyl Bey (Salıpazarı) Mescidi
Süleymaniye - Süleyman Subaşı Mescidi
Kasımpaşa - Şehremini Hasan Çelebi Mescidi
Kumkapı - Şeyh Ferhat Mescidi
Kocamustafapaşa - Tabbağ (Debbağ) Hacı Hamza Mescidi
Kocamustafapaşa - Takyeci(Arakiyeci) Ahmet Mescidi
Zeyrek - Tok Hacı Hasan Mescidi
Unkapanı - Tüfenkhane Mescidi
Karagümrük - Üçbaş (Nurettin Hamza) Mescidi
Kasımpaşa - Yahya Kethüda Mescidi
Fener - Yayabaşı Mescidi

Aralık 18, 2008   2 Comments

Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhât gibi

Sağlık ne kadar önemlidir bilirsiniz değil mi? Herşeyin başı sağlık der dururuz. Ama ne zaman bilirsiniz: kendi sağlığınızda yahut bir yakınınızın sağlığında bir bozulma olduğunda, bir hastalık anında anlarsınız değerini. Vallahide tallahide trilyonlar verseler sağlığımı vermem; ama nedense sağlığımı bozacak şeylere meylediyorum sıkça. Biz insanoğlu farklıyız vesselam. İllâ ki başımıza gelmeli ki kıymet bilelim. İyileşince de unuturuz zaten kıymetini.

Ve sözü Kanuni Sultan Süleyman’a bırakalım. Öyle güzel özetlemiştir ki…

“Halk içinde mûteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhât gibi”

Ve devam ile şöyledir:

“Saltanat didükleri ancak cihân gavgâsıdır
Olmaya baht u saadet dünyada vahdet gibi”

Aralık 18, 2008   No Comments