Random header image... Refresh for more!

Tarihe Saygısızlık: Siyavuş Paşa Medresesi

İstanbul’da az bilinen kimi eserler vardır ki birer harabeye dönmüştür. İlgisizlik, bakımsızlık, kötü kullanım gibi sebeplerle tarihe karşı saygısızlığımızın, açıkcası kepazeliğimizin birer göstergesi, birer anıtı olarak duruyorlar. Tarihi eserlerimizin çokluğunun getirdiği bir bokluk mudur bu? Fotoğraflamak için yaklaştığımda, bir yolunu bulursam içine girdiğimde bir utanma duygusuyla birlikte, “bize ne oldu da bu kadar saygısız olabiliyoruz” sorusuna cevaplar arıyorum sürekli. Kesin bir cevabı bulamamakla birlikte, bir birikimi de sağlıyorum.

Evet Siyavuş Paşa Medresesi de bu örneklerden birisi olarak Süleymaniye’nin alt taraflarında Hoca Hamza Camii’nin karşısında, Kepenekçi Sok.’nın çevrelediği ada üzerinde yer almaktadır. III. Murat döneminde sadrazamlık yapan Siyavuş Paşa tarafından 1580′de doğum yaparken ölen eşi, II. Selim’in kızı Fatma Sultan adına yaptırılmıştır. Mimarı muhtemelen Davut Ağa.

Internette kısa bir arama ile buranın Mimarlık Müzesi için düşünüldüğü bilgisine ulaştım. 2010 yılının yaklaştığı bugünlerde henüz bir çalışma olmadığını görmek acaba bu işin yattığının bir göstergesi olabilir mi?

Mimarlık Vakfı’nın uzun zamandır gündeminde olan Mimarlık Müzesi için süren mekân arayışı Siyavuş Paşa Medresesi’nin tahsisinin sağlanması ile çözümlenmişti. Mimarlar Odası’nın da desteğiyle sürdürülecek olan kuruluş çalışması, öncelikle medresenin onarımına ve müzeye dönüşümüne ilişkin mimari projenin gerçekleştirilmesini içeriyor.

Şeklinde yazıdan bir bölümü de yukarı alıntıladım. Siyavuş Paşa Medresesi’nin alt kısmı nispeten daha düzgün duruyor.

Siyavuş Paşa Medresesi Alt Bölüm

Siyavuş Paşa Medresesi Alt Bölüm

Siyavuş Paşa Medresesi’nin arka tarafında bulunan binaların üstünden, avlusu ve odalarının görünümü:

Medrese'nin Yüksekten Görünümü

Medresenin Yüksekten Görünümü

Siyavuş Paşa Medresesi'nin Dershane Odası

Siyavuş Paşa Medresesinin Dershane Odası

Aralık 4, 2008   No Comments

Samimiyetten Uzak Bayram Kutlama Mesajları Üzerine…

Şu ana kadar kimseye “bayramınız kutlu olsun” ya da özlü sözlerle bezenmiş bir kutlama mesajı attığımı hatırlamıyorum. Ne email ile ne de SMS ile. En fazla gelen mesaja “senin de kutlu olsun filanca” diye dönüş yapmışımdır ki birkaç bayramdır onu da bıraktım. Eğer bana hitaben ise cevap veriyorum ya da yollayacağım kişi var ise üşenmeden yazıyorum. Telefonlardaki gelişmiş SMS özelliklerinden ötürü kolayca bütün rehbere gönderilen ya da emaillerde BCC ile işi bitirilen mesajları ise okumadan siliyorum. Bunu okuyan arkadaşlarım varsa bilsinler: evet direkt siliyorum mesajlarınızı ve bunun üzerine size gıcık oluyorum. Samimiyetten uzak, içtenlikten nasiplenmemiş; laf olsun diye, belki rastgele bir kişi olarak değerlendirilerek gönderilen mesajlardan birisi sadece benim için; değersiz. Memnun etmek yerine aksine rahatsız ediyor. Ya dıt dıt şeklinde telefonun ötünce mecburen bir şekilde ilgileniyorsun en azından silmek için; yahut emailleri bazen işaretleyip, bazen açarak silmek şeklinde bir de iş yaratıyor bana.

Ben kutlayacaksam telefonla işi bitiriyorum, yahut kişiye özel SMS, email yazıyorum.

Bir de email adresinizin ellerinde olan firmalar var ki reklamla karışık bir bayram mesajını atarlar muhakkak. Hani tanırlar ya bizi, eksik kalırlar. Çok bilmişler onlara özel günlerde mesaj atın muhakkak demişlerdir. Kazmalar işte. Üstüne bir de küfür yiyorlar aslında. Bir de bayram daha gelmeden atarlar ki neme lazım kişiler bayram tatili öncesi posta kutusuna muhakkak baksınlar.

Şöyle güzelce bir kart atsalar daha samimi olurdu. Beleşçi oldu herkes yahu.

Neyse işte. Bu şekilde mesaj gönderenlerden alıcı tarafına geçtiğinde durumdan rahatsızdır muhakkak ama gönderici tarafında farketmezler bunu!

Aralık 4, 2008   No Comments

Leylek Şenliği’nden

Ankara’da bulunan Kuş Araştırma Derneği leylek ve leylek göçü fotoğraflarımı TRAKUS aracılığıyla istemişti. Osmancık’ta yapılan bir sergide kullanıldı. Sağolsunlar sergiden fotoğrafları da gönderdiler. Böyle bir organizasyonda uzaktan da olsa katkımın olması beni sevindirdi. Küçük yaşta böyle bir eğitimle karşılaşmış olmaları da bu çocukların şansı diye düşünüyorum.

Leylek Koruma Projesi kapsamında planlanan Leylek Şenliği, Osmancık Belediyesi’nin her yıl düzenlediği Osmancık Pırlanta Pirinç Festivali Programı çerçevesinde 24 Ekim 2008 tarihinde gerçekleştirildi. Programda, Türkiye’nin Biyolojik Çeşitliliği, Leylekler ile ilgili Türkiye’de yapılan Çalışmalar’a dair oturumlar, Osmancık’taki öğretmen ve öğrencilerin leylekler ile ilgili eğitim çalışmaları sergisi, çocuklar için etkinlikler ve 53 fotoğraftan oluşan Leyler temalı bir fotoğraf sergisi düzenlendi. Etkinliğe, Ardıç, Güvercinlik ve Girinoğlan köyleri İlköğretim okullarındaki öğrenciler ve Şahinbey İzci Ocağı öğrencileri katıldı. Leylek maketi, leylek broşürü, göç oyunu, leylek posteri ve leylek çıkartması yöre insanına ve çocuklara dağıtıldı.

Çorum Kuş Gözlem Topluluğu ve KAD desteği ile açılan sergiden fotoğraflar.

Aralık 4, 2008   No Comments