En Pahalı Internet Halen Türkiye’de
Evet herkesin bildiği bir konu aslında. 96 yılında mıydı neydi 3 aylık internet paketi 56 K’lık modemler için 99 Dolar idi. Ödediğiniz telefon ücreti de cabası idi tabiki. Bugün ise ADSL’de en ucuzu 29 YTL, telefonu da eklerseniz 44-45 YTL’ye denk geliyor.
Dünyadaki durumumuz ise fena. Ölçüm için saniyedeki megabit üzerinden hesaplanmış. NTVMSNBC’nin bir haberinden araklanmıştır rakamlar.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD) verilerine göre, üye ülkeler arasında saniyede megabit ücreti bakımından en ucuz genişbant internet hizmeti Japonya, en pahalısı ise Türkiye’de bulunuyor.
Japonya’da saniyede megabit ücreti 0.22 dolar olurken, bu tutar ABD’de 3.18 dolar, İngiltere’de 3.62 dolar, Türkiye’de ise 81.13 dolar düzeyinde.
Tamam, ABD seviyelerinde olmasın ama en azından 10 dolar filan olsun değil mi? Neymiş 81 Dolar.
Malumdur bizim devletin kafası herşeyi kendisine tehdit görmek üzerine çalışır. Internet de biraz öyle. Halbuki hem devletin, hem devlet dışı her türlü kurumun, işyerinin işlemesinde internet artık yadsınamayacak katma değerler kazandırıyor. Yeni yeni bir sürü iş alanı da oluşturdu. Bilişim teknolojisi internete dönük çalışıyor.
Benim önerim toplu bulunulan her yerde, ve özellikle evlerde internetin BELEŞ olmasıdır. Sadece ticari işletmelerde internet ücretli olabilir. Devlet Internet’in hizmet bedelinden kazanmak yerine, kazancı internetin sağlayacağı ekonomiden almayı düşünmelidir. Ama Türk Telekom’u da sattılar, isteseler bile bunu yapabilirler mi acep bu saatten sonra. Hadi beleşi geçtik, bari rakamları OECD ortalamaları seviyesine çekseler değil mi?
Kasım 25, 2008 No Comments
Ayasofya Mozaikleri
Apsis Yarım Kubbesindeki Mozaik: Altın zemin üzerinde ortada değerli taşlarla süslü tahta oturan Meryem, kucağında İsa ile birlikte tasvir edilmiştir. Meryem’in koyu lacivert renkte sade ve bütün vücudunu örten kıyafeti, etrafını çeviren altın zemin ile bir kontrast oluşturur.
Güney Galeride Deisis Mozaiği: Ayasofya’nın mozaikleri arasında hiç kuşkusuz, en ünlüsü Deisis kompozisyonudur. Deisis, yani mahşer günü İsa’dan Meryem ve Loannes Prodromos’un insanlık için yardımcı olmasını dilemeleridir. Mahşer Kompozisyonunun ortasını meydana getiren üçlü kompozisyonda ortada büyük bir İsa ekseni teşkil eder. Üçlü grubun ikinci şahsı Meryem’dir. Diğer yanda ise Vaftizci Yahya bulunmaktadır.
“
Güney Galerideki İmparatoriçe Zoe Mozaiği: Ortada Pantokrator (Kainatın hakimi) İsa, sağ eliyle takdis işareti yapmakta, sol eliyle incilerle bezenmiş cildi olan Kutsal Kitabı tutmaktadır. İsa’nın bir yanında imparatoriçe Zoe, diğer yanında Zoe’nin üçüncü kocası Konstantinos Monomakhos yer almaktadır. Bizans tarihinde entrikaları ve evlilikleriyle ün yapan imparatoriçe Zoe kocalarını değiştirdikçe mozaik üzerindeki imparatorun başı ve isminin belirten yazının da değiştiği sanılmaktadır. Konstantin’in kafası ve üstündeki yazıt kazınıp, tekrar yapılmıştır. Orijinal mozaik Zoe’nin ilk kocasına aitti. Bu panoda İmparatorluk ailesinin kiliseye şükran ve bağışları sembolize edilmektedir
Güney Galerideki Komnenos Ailesi Mozaiği: İmparator Komnenos II ile eşi Macar asıllı İmparatoriçe İrene ve oğulları Aleksios’u tasvir etmektedir. Ortada kucağında İsa ile ayakta duran Meryem yer almaktadır. İmparator ve İmparatoriçe değerli taşlarla süslü tören elbiselerini giymişler, imparatorun elinde bir para kesesi, İmparatoriçe de bir rulo tutmaktadır. Takdim edilen rulo kiliseye bağışları, deri kese ise altın yardımını belirtmektedir. Macar asıllı imparatoriçenin ırk özellikleri; açık ten ve açık saç rengi belirgindir.
Güney-Batı Girişi Üstünde Bulunan Mozaik: Altın zemin üzerinde ortada görkemli bir taht üzerinde oturur durumda koyu lacivert elbiseli Meryem tasvir edilmiştir. Başının iki yanında bulunan kısaltılmış harfler “Tanrı Anası” olduğunu ifade eden kelimelerin kısaltılmış semboludur. Meryem ayakları altındaki kenarları değerli taşlarla bezenmiş bir kaide üzerine basar. Bu kaidenin üst yüzü gümüş mozaiklerle kaplıdır. Bizans sanatında altın mozaiklerlerin bol olmasına karşılık, gümüş mozaikler son derece azdır. Meryem’in kucağında oturan İsa yetişkin, bilgiç bir insan ifadesine sahiptir. Bu onun Tanrıya yakın bir mistik varlık olduğunu gösterir.
İki yanda bulunan imparator figürlerinden biri İstanbul’un kurucusu Büyük Konstantin ve elinde sunduğu maket bir şehir semboludur. Etrafını surların çevirdiği bu şehrin Byzantion yanı İstanbul olduğu kolaylıkla anlaşılır. Ayasofya maketini sunan da Justinyen’dir.

İmparator Kapısı Üzerindeki Mozaik: Bu mozaik pano 9. yüzyıl sonunda yapılmıştır. Ortada son derece süslü taşlar ve incilerle süslenmiş taht üzerinde oturmuş Pantokrator İsa bir kaide üzerine basmaktadır. Sağ eli takdis işareti yapmakta, sol eliyle dizi üzerinde açık duran bir kitabı tutmaktadır. İsa’nın ayakları önünde secde eder durumda imparator altıncı Leon şefaat isterken görülür . İki kenardaki madalyonların birinde Meryem tasvir edilmiştir. Diğerinde ise lilisenin koruyucusu baş melek Cebrail tasvir edilmiştir.

Melek Tasvirli Mozaikler: Kubbeye geçişi sağlayan köşe elemanlarının yüzeylerinde yalnız kafa ve kanatlardan ibaret olan dört melek tasviri yer alır.
Kasım 25, 2008 3 Comments

































