Random header image... Refresh for more!

Artık Tuz Gölü Yok!

Doğa Derneği sitesinde gördüm bu yazıyı. Yıllardır kaç sefer niyet ettiysem de Tuz Gölü’ne gidemedim. O nedenle bir fotoğraf ekleyemiyorum. Hep bir aksilik çıktı. Bir keresinde hava fena halde bozmuştu Ankara’dan gitmek istediğimde. Söylenmiştim: kurumadan gidip görmem lazım diye. Bugün gitsem bir çöl ile karşılaşacağım demekki. Eski halini göremediğime mi, bugününe mi yanayım? Yoksa yarını için harekete geçilmemesine mi?

Ne kadar üzücü ve kahredici bir durum. “Milli Cehalet”imizin belgesidir Tuz Gölü ve diğer göllerin yok olması.

Doğa Derneği ve Atlas Dergisi Tuz Gölü’ne sadakat yolculuğu düzenleyerek yanlış su politikaları nedeni ile oluşan susuzluğa tepki gösterdi. Ankara, İstanbul, Konya ve çevre ilçelerden katılan 300′den çok Doğa Derneği gönüllüsü kurumuş göl tabanına uzanarak bedenleriyle “İmdat!” yazdı.

Suyun yanlış kullanımı nedeniyle tümüyle kuruyan 2 milyon yaşındaki Tuz Gölü gerekli önlemler alınmadığı takdirde tümüyle yok olma tehlikesi altında. Türkiye’nin 305 Önemli Doğa Alanı’ndan biri olan Tuz Gölü, sanılanın aksine küresel ısınma sonucunda değil yanlış su politikaları nedeni ile kuruyor. Öyle ki, Tuz Gölü’nün yer aldığı Konya Kapalı Havzası’nda sulama faaliyetleri nedeniyle her yıl bir Tuz Gölü büyüklüğünde su israf ediliyor. Doğa Derneği ve Atlas Dergisi’nin bu yok oluşa dikkat çekmek üzere organize ettiği Tuz Gölü’ne sadakat yolculuğu çözümün mümkün olduğunu anlatmayı amaçlıyor.

300 kişi Tuz Gölü’nün üzerine “İmdat!” yazdı

Tuz Gölü’nün sesi olan Doğa Derneği gönüllüleri ve bölge halkı kurumuş göl tabanı üzerine uzanarak bedenleriyle “İmdat!” yazdı. Tuz Gölü’nün imdat çığlığını dünyaya duyuran Doğa Derneği eylemcileri, yok oluşun durması için bölge belediyelerini “Tuz Gölü’nü Koruma Birliği” kurmaya ve Devlet Su İşleri’ni Türkiye’nin su politikasını değiştirmeye davet etti.

Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken eylem sonunda yaptığı açıklamada, Tuz Gölü’ne yeniden hayat vermenin mümkün olduğunu, havzada ürün deseninin değiştirilerek vahşi sulama yöntemlerinin terk edilmesi ve damla sulama başta olmak üzere basınçlı sulama yöntemlerinin uygulanması gerektiği söyledi. Eken, “DSİ’nin bu yanlıştan bir an önce dönerek tüm Türkiye sathında suyun havza ölçeğinde yönetimini benimsemesi gerekiyor. Bugün harekete geçmezsek, çok geç kalacağız ve Orta Anadolu’da insan yaşamının yok oluşuna seyirci kalacağız” dedi.

Yorum yok

Henüz yorum yok...

Sen döktürmek ister misin?

Yorum yapın